Göz hareketleri ile Duyarsızlaştırma ve yeniden işleme (EMDR)

Günde 20.000 yaşantı, an var. Her an 2- 3 saniyedir. Olumlu, olumsuz ve nötr anılarımız vardır. Zihin nötr yaşantıları anlamlı olmadığı için kaydetmez. Anılarımız pozitif ve negatifse kaydedilir. Anılarımız, görsel- imajlar, duygular, düşünceler- inançlar (yorumlar), davranışlar, beden duyumları, duyumlardan (ses, dokunma, tat vb.) oluşur.

EMDR’ ye göre, işlenmemiş, nötr hale gelmeyen anılar, travmalar psikopatolojinin birincil temelidir.

Travmatik anıyı nötralize edemediğimizde o anılar saklanır; ama olduğu gibi saklanır ve çok çabuk tetiklenir. Travmatik anı işlenmezse beynin iki tarafı da kullanılamıyor. Adaptif bilgi işleme süreci duyulan rahatsızlığı “adaptif bir çözüme” doğru götürür. Böylece işlevsel anı ağları oluşur. Anıların oluşturduğu ağlar, algıların, tutumların ve davranışların temelidir. Bu nedenle, EMDR’ de - Göz Hareketleriyle Duyarsızlaştırma ve Yeniden İşleme’ de- çift yönlü uyarım yapılarak anı ağlarında uyum sağlayan çağrışımların oluşması sağlanır.

EMDR (Eye Movement Desensization and Processing) Francine Shapiro’nun 1987 yılında göz hareketlerinin, rahatsız edici düşüncelerin şiddetini azalttığını keşfetmesiyle geliştirilmiş olan güçlü bir psikoterapi yaklaşımıdır (Maxfield, 2009; Shapiro, 2012).

EMDR, psikodinamik, bilişsel, davranışsal ve danışan merkezli yaklaşımlar gibi çok iyi bilinen farklı yaklaşımların öğelerini bir araya getiren bir yöntemdir (Shapiro, 2001).

EMDR, Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tarafından yayınlanan 2013 yılı el kitapçığında yer almaktadır. Dünya Sağlık Örgütü yayınladığı bu kılavuzda yetişkin, çocuk ve gençlerin Travma Sonrası Stres Bozukluğu tedavisinde EMDR terapisinin kullanılabileceği aktarılmıştır (Shapiro, 2001). EMDR’ın diğer yaklaşımlardan ayıran yönü çift yönlü uyarım (göz hareketleri, titreşim topları, dokunsal vuruşlar veya işitsel uyarım) kullanılırken, danışanın rahatsız edici anıya odaklanmaya yönlendirilmesidir (Shapiro, 2001; Shapiro ve Maxfield, 2002).

EMDR, patolojinin, uygun olmayan bir şekilde yerleşmiş algılamalardan ortaya çıktığını var sayan adaptif bilgi işleme modeline dayanan, sekiz aşamalı bir yaklaşımdır. EMDR tedavisi, rahatsız edici olaylara ulaşılmasını, işlenmesini hızlandırmak ve öğrenme sürecini iyileştirmek için, hafızanın algısal öğelerine (duygusal, bilişsel ve bedensel) odaklanmaktadır.

Özetle belirtmek gerekirse, EMDR süreci: 1) daha önceki dönemlere ait anıların çözülmesini sağlamak (örneğin iç görünün ortaya çıkarılması, bilişsel yeniden düzenleme, uygun (adaptive) duygulanım ve fiziksel tepkiler), 2) ikinci derece koşullanmanın sonucu olarak, mevcut stres faktörünü tetikleyen uyaranın duyarsızlaştırılması ve 3) gelecekte daha iyi işlev gösterilebilmesi için uygun tutumların, becerilerin ve arzu edilen davranışların yerleştirilmesi sürecidir.

EMDR ne amaçla kullanılır?

EMDR; çocukluk veya yetişkinlik döneminde yaşanan rahatsız edici anılar, endişe, suçluluk duygusu, öfke, travma sonrası reaksiyonları, bazı depresyon çeşitleri, yeme bozuklukları, migren ve fantom ağrı, panik bozukluk, fobi ve yas gibi rahatsızlık veren semptomların azaltılmasında kullanılır. Bunun yanı sıra; performans geliştirme (ör: spor, tiyatro), kendilik değeri, stres kontrolü, özgüven ve kişisel gelişimle ilgili alanlarda da EMDR ile çalışılmaktadır.

EMDR kısa süreli müdahale yöntemi olmasının yanı sıra olumlu etkileri çok kısa sürede görülmektedir. Ayrıca diğer terapi yaklaşımları kadar sözel ifade gücü gerektirmez, konuşmadan da travma ile ilgili değişkenler üzerinden gidilebilir (Shapiro, 2002).

EMDR terapisinde sekiz aşamalı, üç yönlü (geçmiş, şimdi, gelecek) bir protokol uygulanır. Hedef, geçmişte yaşanan anıların yeniden işlenerek duyarsızlaşmanın sağlanmasıdır. Geçmiş değişmez ama kişinin geçmişi yorumlama şekli ve rahatsızlık düzeyi değişmektedir. Shapiro (2001, 2002) sekiz aşamalı tedavi protokolü oluşturulurken, uyumsal (adaptive) bilgi işleme modelinden yararlanmıştır.

Adaptif Bilgi İşleme Modeline göre beyin, fizyolojik temelli bir sistemle, her yeni deneyim aracılığı ile kendisine ulaşan bilgiyi işler ve işlevsel hale getirir. Duygu, düşünce, duyum, imge, ses, koku gibi bilgiler işlenip ilişkili anı ağlarına bağlanarak bütünleşir. Böylece o deneyimle ilgili öğrenme gerçekleşir. Edindiğimiz bilgiler gelecekte tepkilerimizi uygun bir şekilde yönlendirmek üzere depolanmış olur. Bu sistem normal çalıştığında ruh sağlığını ve insan gelişimini öğrenme yoluyla desteklediği için adaptif, uyumlu bir mekanizma olarak kabul edilir. Travmatik veya çok fazla rahatsız eden olaylar yaşandığında bu sistem bozuluyor gibi gözükmektedir. Duygular, düşünceler, imgeler, sesler, beden duyumları yaşandığı haliyle depolanır. Bu nedenle bugün yaşanan bazı durumlar bu izole kalmış anıları tetiklerse, kişi o anının bir kısmını ya da bütününü yeniden yaşar gibi etkilenir.

EMDR’ ye göre rahatsızlıkların, olumsuz duygu, düşünce, davranış ve kişilik özelliklerinin arkasında uyum bozucu, işlev bozucu, işlenmeden ve izole bir şekilde depolanmış bu tür anılar yatar. Kişinin kendisi ile ilgili olumsuz inançları (örn: Ben aptalım), olumsuz duygusal tepkileri (başaramamaktan korkma) ve olumsuz somatik tepkileri (sınavdan önceki gece karın ağrısı) problemin kendisi değil, semptomları, bugünkü dışavurumlarıdır. Bu olumsuz inanç ve duygulara yol açan işlenmemiş anılar şimdiki zamandaki olaylar tarafından tetiklenmektedir.

EMDR terapisi ile sadece semptomlar ortadan kalkmaz. Yeni bakış açısının kazandırdığı pozitif inançlar ve olumlu duygular kişinin kendisine, ilişkilerine, dünyaya bakışını da olumlu yönde değiştirip kişisel gelişim sağlar.

Referanslar

  • http://www.emdr-tr.org/
  • Maxfield, L. (2009). EMDR milestones: the first 20 years. Journal of EMDR Practice and Research, Volume 3, Number 4, 2009.
  • Shapiro, E. (2012). EMDR and early psychological intervention following trauma. European Review of Applied Psychology, 62, 241-251.
  • Maxfield, L., & Hyer, L. (2002). The relationship between effi cacy and methodology in studies investigating EMDR treatment of PTSD. Journal of Clinical Psychology, 58, 23–41.
  • Shapiro, F. (2001). Eyemovement desensitization and reprocessing: Basic principles, protocols, and procedures. 2. Baskı. New York: Guilford Press.
  • Jaberghaderi, N., Greenwald, R., Rubin, A., Zand1, S.O. & Dolatabadi1, S. (2004). A comparison of CBT and EMDR for sexually-abused Iranian girls. Clinical Psychology and Psychotherapy, 11, 358–368.
  • Shapiro, F., & Maxfield, L. (2002). Eye movement desensitization and reprocessing (EMDR): Information processing in the treatment of trauma. Journal of Clinical Psychology, 58, 933–946.